Bir ömre ilk kez gözlerini açıp / ”Merhaba” der gibi yeni doğarken / -ve ilk güneşim gözlerindi- / senin kollarında büyümeyi diledim / bir yıldız kaydı / kokunla,terinle beslendi tutkularım / sesinle asırlık ninniler gebe kaldım / hiç yazılamayacak şiirler haykırdım / yazının icad edilmediği çağlardan kalma konuşma balonları astım aramıza / hiçbirşey anlatmadım sana / nasıl olsa herşeyi biliyordun / hiç söylemedim seni sevdiğimi / çünkü her zerrem haykırıyordu ismini /
Bir günden bir diğerine geçer gibi / hergün yeniden biraz daha fazla /biraz daha sevecen / büyüyordu oda /benim gibi....
İşte böyle birtanem / “(*)sen yalnızca benim için indirilmiş bir peygamberdin.”/ ve ben şimdi / söyleyemediklerimi anlatmaya hüküm giydim./ yetemesede sözcükler / bir yazı değil ama kalbime kazınmış /sonsuza dek dillerde dolaşacak/ama asla tamamen anlatılamayacak/yalnız gönül gözünün görebileceği / eksilmeyecek artacak / kendini doğuracak /bir sevda bırakıyorum sana / ve belki son kez itiraf ediyorum /varoluşumun sırrını/seni seviyorum.....
(*) Küçük İskender İkizler Burcu Hikayeleri
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
İçin...
- maikedi
- İzmirli... Atatürkçü.... Kafası hep karışık... Bunlargillerden... Anarşit... Akdenizli olmaktan gurur duyuyor .... Akdenizli olmak hayata karşı bir duruştur sanırım. Akdenizli olmak ; kanının deli akmasıdır, bağıra çağıra konuşmaktır, kalabalık aile sofralarıdır, kapı gıcırtısına oynamaktır, şarkılara ayakla ritm tutmaktır, zeytindir,zeytinyağıdır, teninin güneş yanığı rengini yıl boyu korumasıdır, güzel kızlardır, yakışıklı erkeklerdir, damak zevkidir, daha ötesi hayat zevkidir... Yani Akdenizli olmak bir ülkenin ötesinde bir iç denizin çevresinde yaşayan tüm insanların o deniz gibi rengarenk,kah huzurlu,kah deli dolu olmasıdır.Bir ülkeye değil bir denize kendini ait hissetmektir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder