Pazar, Ağustos 3

Cehennem

Bazen baktığımda hayatımın gülümseyerek izlediğim Türk filmlerinden farksız bir hale dönüştüğünü endişeyle izliyorum.Bir sahne canlanıyor içimde yıllar öncesinden.Yakan acıtan...O çok sevdiğimi, ömrümün tek aşkını bırakıp gitmiş, o ruh hali ile sabahı zor etmiş, hayatımın en mutlu günlerini geçirdiğim o eve döndüğümde kapıyı açık bulmuştum...Sonrası inanamadığım bir Türk filmi repliğiydi...'Seni sevmiyorum...Bu sadece bir kandırmacaydı görmüyormusun.Git artık...' deyip kapıyı vurup çıkışı dün gibi canımı yakıyor simdi.Koltuğa çöküşüm,hıçkırıklara boğulmam...Kapının açılması, bana sarılması ve beraber ağlamamız...Seni seviyorumları ,yüzüme gelişigüzel yağan öpüşleri...Ve yıllar sonra yine bir yaz sabahı hala onu ilk günkü gibi sevmek...Minel aşk...

Hiç yorum yok:

İçin...

Fotoğrafım
İzmirli... Atatürkçü.... Kafası hep karışık... Bunlargillerden... Anarşit... Akdenizli olmaktan gurur duyuyor .... Akdenizli olmak hayata karşı bir duruştur sanırım. Akdenizli olmak ; kanının deli akmasıdır, bağıra çağıra konuşmaktır, kalabalık aile sofralarıdır, kapı gıcırtısına oynamaktır, şarkılara ayakla ritm tutmaktır, zeytindir,zeytinyağıdır, teninin güneş yanığı rengini yıl boyu korumasıdır, güzel kızlardır, yakışıklı erkeklerdir, damak zevkidir, daha ötesi hayat zevkidir... Yani Akdenizli olmak bir ülkenin ötesinde bir iç denizin çevresinde yaşayan tüm insanların o deniz gibi rengarenk,kah huzurlu,kah deli dolu olmasıdır.Bir ülkeye değil bir denize kendini ait hissetmektir.

deviantart

Powered By Blogger