Çarşamba, Temmuz 30

ACI

İnsan oğlu acıya ne kadar uzaktadır hiç düşündünüz mü? Aslında herkesin kendi yüreğinin mesafesiyle alakalı bir durum.Acı sizi sevdiğiniz biriyle vurmadığı sürece başkalarının acısına dışarıdan bakarsınız.Biraz yüreğiniz burkulur o kadar.Bu yüzden bu kadar söz var bu konuda dilimizde “Ateş sadece düştüğü yeri yakar.” Kendiniz 3. sayfa haberi olmadan 3. sayfa haberi olmuş insanları anlamamız mümkün değil.Sevinç sanki daha kollektif bir duygu.Ama acı...Acı önce yakınlarındakini yakarak büyüyen bir alev.İşte biz yine son bir kaç gndür bu tip kollektif bir acıyı yaşıyoruz yine.Küçücük çocukların ,annelerin fotoğrafları var gazete de..Ve yine içimiz yanıyor.Ve yine içimizde bir şarkı:
"Bir büyük gözaltı hayatımız
Ölü çocuklar coğrafyasında
Kayıplar destanı hikayemiz
Melekler anaların dilsiz yasında"

Ve Tanrının gözyaşları dinmiyor...

Hiç yorum yok:

İçin...

Fotoğrafım
İzmirli... Atatürkçü.... Kafası hep karışık... Bunlargillerden... Anarşit... Akdenizli olmaktan gurur duyuyor .... Akdenizli olmak hayata karşı bir duruştur sanırım. Akdenizli olmak ; kanının deli akmasıdır, bağıra çağıra konuşmaktır, kalabalık aile sofralarıdır, kapı gıcırtısına oynamaktır, şarkılara ayakla ritm tutmaktır, zeytindir,zeytinyağıdır, teninin güneş yanığı rengini yıl boyu korumasıdır, güzel kızlardır, yakışıklı erkeklerdir, damak zevkidir, daha ötesi hayat zevkidir... Yani Akdenizli olmak bir ülkenin ötesinde bir iç denizin çevresinde yaşayan tüm insanların o deniz gibi rengarenk,kah huzurlu,kah deli dolu olmasıdır.Bir ülkeye değil bir denize kendini ait hissetmektir.

deviantart

Powered By Blogger